Loading...
Loading...

Kâinatta hiçbir şeyi yaratma gücü (icad) olmayan, elinde hiçbir ordusu veya silahı bulunmayan şeytan; nasıl oluyor da milyonlarca insanı peşinden sürükleyip kötülüğü bu kadar hızlı yayabiliyor? Hak ve hakikat bu kadar güzelken, neden çoğu zaman insanlar şer ve dalaletten yana oluyor?
Bu videomuzda, Risale-i Nur Külliyatı’nın en çarpıcı bölümlerinden biri olan 13. Lem'a (Hikmetü'l-İstiâze) Risalesi ile yepyeni bir seriye başlıyoruz. Kötülüğün neden sadece bir "yokluk (adem)" ve "tahrip" olduğunu, yapmanın (tamir) ise neden büyük bir emek gerektirdiğini anladığınızda, hayata bakış açınız değişecek. Neden her an "Eûzü billahi mineşşeytanirracim" diyerek mutlak bir güce sığınmaya muhtaç olduğumuzu tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz.
0:00 Giriş
0:24 Yeni seri: "Hikmetül İstiaze" ve düşmanı tanıma
1:46 Şeytanın bazı hileleri
8:39 On Üçüncü Lem'a
10:17 1) "Şeytanlar hiçbir şeyi vücuda getirememesine rağmen..."
11:51 2) "Allah mü'minlerle beraber olmasına rağmen..."
13:11 3) "İnsanın fıtraten iyilikten hoşlanmasına rağmen..."
14:21 4) "İnsanın fıtraten kötülükten nefret etmesine rağmen..."
15:34 "...neden şeytanlara mağlubuz/Allah'a sığınıyoruz?"
16:40 İyilik ve kötülüğün varoluşsal doğası
26:17 Ademî ve vücudî meselesinde istisnai durumlar
28:00 Şeytanların ve ehl-i dalaletin geçici galibiyeti
32:05 Ehl-i hakkın sığınacağı sağlam kale
34:01 SON
No transcript available for this episode.